Arslan, özellikle bu mantarın en verimli şekilde bulunduğu alanlar hakkında yerel halkı bilgilendirmeyi amaçlıyor.
Kuzu göbeği mantarı, ilkbaharın müjdecisi olarak biliniyor. Şubat ile Haziran ayları arasında, özellikle yağmurların ardından toprak ısındığında çıkmaya başlıyor. Ancak, bu mantarın çıkış zamanı bulunduğu bölgenin rakımına ve iklimine bağlı olarak farklılık gösterebiliyor. Kamuran Arslan, “Biga’nın çeşitli bölgelerinde kuzu göbeği mantarını bulmak oldukça mümkün. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bu mantarın genellikle 100-2000 metre arasında bir rakımda ve humuslu, kireçli, yanmış topraklarda yetişmesidir” diyor.
Arslan, bu mantarın en çok ormanlık alanlarda, nehir kenarlarında, açık çayırlıklar ve özellikle orman yangını sonrası alanlarda görüldüğünü belirtiyor. Yapraklı ve iğne yapraklı ağaçlarla mikoriza ilişkisi kurarak bu ağaçların etrafında sıkça yetişiyor. Meşe, kestane, ıhlamur, kayın gibi geniş yapraklı ağaçlar ve kızılçam, karaçam gibi iğne yapraklı ağaçların bulunduğu alanlar kuzu göbeği mantarının en sevdiği yerler arasında yer alıyor.
Kamuran Arslan, mantar avcılarına önemli bir ipucu veriyor: “Yağmurdan sonra, toprak sıcaklığı 10-15°C’ye ulaştığında, özellikle kesilmiş veya yanmış ağaçların olduğu alanlarda kuzu göbeği mantarını arayabilirsiniz. Bu mantarın bulunduğu bölgelere gittiğinizde, dikkatli olmanız ve doğaya saygı göstermeniz çok önemli.”
Kuzu göbeği mantarı, yalnızca lezzetiyle değil, aynı zamanda sağlık açısından da büyük bir öneme sahip. Kamuran Arslan, bu mantarın doğal ortamda yetişen en değerli mantarlardan biri olduğunu belirterek, bölge halkının bu değerli kaynağı koruyarak, doğanın zenginliklerinden daha fazla faydalanabileceğini ifade ediyor.
Kuzu göbeği mantarını keşfetmek isteyenler için bu müjdeli haber, Biga’nın doğasında yapılacak yeni bir keşfe davet ediyor.