<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Biganın Sesi</title>
    <link>https://www.biganinsesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.biganinsesi.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 11:58:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Biga’da Çoğu Kişi Onu Arıyor!]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Biga ilçesinde bugün en çok konuşulan konulardan biri teknoloji.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biga sokaklarında bugün en çok konuşulan konulardan biri teknoloji. Birçok vatandaş, telefonlarında 5G teknolojisinin kapsama alanına girip girmediğini merakla takip ederek 5G sinyalini görmeyi bekliyor. Ancak cihazınız 5G uyumlu olsa bile, ekranda o sihirli <strong>"5G"</strong> ibaresini görmek için doğru sırayla bazı işlemleri yapmanız gerekiyor.</p>

<p><img alt="I M G 20260401 162536" class="detail-photo img-fluid" height="359" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260401-162536.jpg" width="1074" /></p>

<h3><strong>Peki, 4.5G'den 5G'ye geçiş süreci nasıl işliyor? İşte adım adım 5G aktivasyon rehberi:</strong></h3>

<p><strong>1. Adım: Önce Operatör Onayı</strong></p>

<p>Telefon ayarlarını yapmadan önce, hattınızın bu teknolojiye tanımlanması gerekir. Operatörünüzün sisteminde "bu hat 5G kullanabilir" onayı yoksa, telefonunuz baz istasyonuyla bağlantı kuramaz. 2026 yılı itibarıyla güncel aktivasyon kodları şunlardır:</p>

<ul>
 <li><strong>Turkcell:</strong> Mesaj bölümüne <strong>5G</strong> yazıp <strong>2200</strong>’a gönderin.</li>
</ul>

<p><strong><i>Hediye Fırsatı:</i></strong> 5G’ye özel paketindeki interneti katlamak için <strong>5KAT</strong> yazıp <strong>2200</strong>'a SMS atın; mevcut internetinizin 5 katı ek paket hattınıza tanımlansın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Türk Telekom:</strong> Mesaj kısmına <strong>5G</strong> yazarak <strong>5555</strong>’e gönderin.</li>
</ul>

<p><strong><i>Hediye Fırsatı:</i></strong> Kampanyadan yararlanmak için <strong>HOSGELDIN 5G</strong> yazıp <strong>5555</strong>’e SMS atın.</p>

<ul>
 <li><strong>Vodafone:</strong> <strong>5G</strong> yazıp <strong>7000</strong>’e ücretsiz SMS gönderin veya Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden aktivasyon yapın.</li>
</ul>

<p><i><strong>Hediye Fırsatı:</strong></i> Aktivasyonunu tamamlayan aboneler, Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden sınırsız 5G paketini tanımlayabilirler.</p>

<h3><strong>2. Adım: Cihaz Ayarlarınızı Yapın</strong></h3>

<p>Operatörden "5G servisiniz aktif edilmiştir" onay mesajı geldikten sonra telefonunuzdan şu ayarları yapmalısınız:</p>

<ul>
 <li><strong>iPhone için:</strong> Ayarlar &gt; Hücresel &gt; Hücresel Veri Seçenekleri &gt; Ses ve Veri &gt; <strong>"5G Açık"</strong> veya <strong>"5G Otomatik"</strong>.</li>
 <li><strong>Android için:</strong> Ayarlar &gt; Bağlantılar &gt; Mobil Ağlar &gt; Şebeke Modu &gt; <strong>"5G/4G/3G/2G (Otomatik Bağlan)"</strong>.</li>
</ul>

<h3><strong>3. Adım: Telefonunuzu Yeniden Başlatın</strong></h3>

<p>Tüm ayarları tamamladıktan sonra en kritik hamle cihazı tazelemektir. Telefonunuzu bir kez <strong>uçak moduna alıp kapatın</strong> veya <strong>yeniden başlatın</strong>. Bu işlem, cihazın yeni şebeke iznini algılamasını ve sinyali ekrana düşürmesini hızlandıracaktır.</p>

<h3><u><strong>"Hattım 5G Ama Neden Hala 4.5G Yazıyor?" Diyorsanız İşte Cevabı!</strong></u></h3>

<p><img alt="I M G 20260401 162520" class="detail-photo img-fluid" height="801" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260401-162520.jpg" width="1080" /></p>

<p>Görselde de görüldüğü üzere, operatör isminde <strong>"5G"</strong> ibaresini görseniz bile bu durum sadece hattınızın 5G'ye tanımlı olduğunu gösterir. Eğer telefonunuz teknik olarak 5G teknolojisini desteklemiyorsa, şebeke çubuğunda <strong>4.5G</strong> yazmaya devam edecektir. Yani hattınız hazır olsa da, 5G hızına ulaşmak için cihazınızın da bu teknolojiye sahip olması şart!</p>

<p><img alt="I M G 20260401 163740" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260401-163740.jpg" width="921" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/tolunay/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor.jpg" type="image/jpeg" length="97942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Kartalları "tam bağımsız" kanatlanacak]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turk-kartallari-tam-bagimsiz-kanatlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turk-kartallari-tam-bagimsiz-kanatlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek teknolojiye sahip savaş uçaklarını kumanda eden "gök vatanın" muhafızları, Türk savunma sanayisinde son yıllarda yürütülen projelerin devreye girmesiyle milli platformlarda yetişecek ve görev yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek teknolojiye sahip savaş uçaklarını kumanda eden "gök vatanın" muhafızları, Türk savunma sanayisinde son yıllarda yürütülen projelerin devreye girmesiyle milli platformlarda yetişecek ve görev yapacak.</p>

<p>Türk Hava Kuvvetleri'nin "çelik kanatları", her aşamada yerli ve milli bir ekosisteme emanet olacak. Geçmişte yurt dışından temin edilen platformlar ve onlara entegre simülatörlerle gökyüzüne hazırlanan Türk pilotları, Türk savunma sanayisi tarafından hayata geçirilen projelerle "milli kokpitlerde" yetişecek.</p>

<p>Türkiye’nin havacılık serüveninde yeni bir dönemin kapılarını açan bu süreç, temel eğitimden muharip pilotluğa kadar uzanan zincirin halkalarının tamamen yerlileşmesini sağlayacak.</p>

<p>Yıllarca temel eğitimde KT-1T, jet tekamül eğitiminde T-38M ve muharip uçuş eğitiminde F-16 platformlarını kullanan Türk Hava Kuvvetleri, bu araçların HAVELSAN tarafından geliştirilen yüksek sadakatli simülatörleriyle üst düzey eğitim kalitesine ulaştı.</p>

<p>Yeni dönemde, sadece simülatörler değil, bizzat platformların kendisi de Türkiye'nin mühendislik gücünü temsil edecek.</p>

<p>Temel eğitimde KT-1T'nin yerini Türk havacılığının yerli imzası HÜRKUŞ, efsaneleşen ancak ekonomik ömrünü tamamlayan T-38M'lerin görevini Türkiye’nin ilk jet eğitim uçağı HÜRJET alacak. Bu platformlarda yetişecek geleceğin pilotları, Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden ve geliştirmesi süren 5. nesil savaş uçağı KAAN'ın kokpitine oturacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce yurt dışından temin edilen platformların simülatörlerini üreten HAVELSAN ise bu kez Türkiye'nin milli hava araçlarına "dijital destek" verecek.</p>

<p>Pilotlara yerdeyken gerçeğe yakın bir uçuş deneyimi yaşatacak simülatörler, eğitimlerin güvenli ve maliyet etkin gerçekleştirilmesini sağlayacak. HAVELSAN, bu amaçla Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından tasarlanan, geliştirilen, üretilen HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN için en gelişmiş uçuş simülatörlerini oluşturuluyor.</p>

<p>Bu simülatörler sayesinde bir pilot, henüz gerçek kokpite oturmadan uçağın tüm karakteristik özelliklerini, acil durum prosedürlerini ve muharebe taktiklerini birebir aynı fiziksel şartlarda tecrübe edebilecek.</p>

<p>Hava araçları ve simülatör yazılımlarının milli olması sayesinde, ambargo veya kısıtlama kaynaklı riskler ortadan kalkacak. Eğitim süreçlerinde oluşacak veriler güvende olacak. Tüm bu süreçlerde oluşacak maliyetler ve operasyonel müdahale süreleri azalacak. Bu projeler sayesinde artan yetkinliklerle yerli ekosistem daha da güçlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turk-kartallari-tam-bagimsiz-kanatlanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/03/tam-bagimsiz.jpg" type="image/jpeg" length="44357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk bilim insanları tespit etti: Buzul günde 3 santimetre eridi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turk-bilim-insanlari-tespit-etti-buzul-gunde-3-santimetre-eridi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turk-bilim-insanlari-tespit-etti-buzul-gunde-3-santimetre-eridi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Shoesmith Buzulu yılda yaklaşık 10 metre küçülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk bilim insanları, Ulusal Antarktika Bilim Seferleri kapsamında, Horseshoe Adası’nda 10 yıldır gözlemlenen buzul alanında büyük oranda kayıp yaşandığını ve Shoesmith Buzulu’nun günde 3 santimetre küçüldüğünü tespit etti.</p>

<p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Türkiye’nin Bilimsel Araştırma Kampı’nın bulunduğu Antarktika'daki Horseshoe Adası’nda 10 yıldır sürdürülen gözlemler, bölgedeki buzulların hızla değiştiğini ortaya koydu.</p>

<p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında yapılan ölçümlerde, Shoesmith Buzulu’nda son 10 yılda her yıl yaklaşık 10 metre kayıp yaşandığı tespit edildi.</p>

<p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, AA muhabirine, Türkiye’nin Bilimsel Araştırma Kampı’nın bulunduğu Horseshoe Adası’nda bulunan buzuldan her yıl karot alma çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Özsoy, “Tabii bu buzulları aldığımız alanlarda o yıl nereden örnek aldığımız çok net bir şekilde, açık koordinatları belli. Bir sonraki yıl geldiğimizde, bir önceki yıl örnek aldığımız ya da küresel uydu sistemleri üzerinden belirli mesafede buzulları ölçtüğümüz alanların yok olduğunu görüyoruz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Shoesmith Buzulu günde 3 santimetre küçülüyor</strong></h3>

<p>Sefer katılımcılarından İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Harita Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Fahri Karabulut ise bu yıl sefer sırasında gerçekleştirdiği dron gözlemlerini tamamladığını ifade ederek, “Bu periyodik gözlemlerimizden beşincisi. Bundan önceki elde ettiğimiz sonuçlarda Horseshoe Adası’nda Shoesmith Buzulu’nda yaklaşık günde 3 santimetre kayıp olduğunu ve 30 metre yüksekliğindeki blokların koparak denize karıştığını tespit etmiştik. Bunu periyodik olarak sürdürerek buzul gözlemini devam ettiriyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Karabulut, bu sene diğer senelerden farklı olarak gözle görülür bir şekilde buzullarda azalma yaşandığının altını çizerek, “Dron gözlemlerimizi yaptık, bunların analizini gerçekleştirip bir önceki dönemle kıyaslayarak ne kadar kayıp olduğunu görmüş olacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Buzulların dünyanın iklim dengesi için çok önemli olduğunu vurgulayan Karabulut, “Buzulların hızlı erimesi ani iklim olaylarına neden oluyor. Bir tarafta kuraklık yaşanırken bir tarafta seller çıkabiliyor. Geleceğe yönelik perspektiften modelleri oluşturulurken kullanılan bu verilerin zamansal ve mekansal çözümlerinin artırılması önemli. Biz de bu modellere destek olmak için elimizden gelen çalışmayı gerçekleştiriyoruz.” dedi.</p>

<p>Karabulut, Antarktika’da yapılan çalışmaların sürdürülebilirliğinin önemine değinerek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Çünkü buzulun uzun dönemli ve periyodik gözlemlenmesi gerekiyor. Biz de bunu elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Bu alansal kayıp yükseklik olarak 30 metre buz kütlelerinin kaybının yanı sıra en son yaptığımız analizlerde Shoesmith Buzulu’nun denize doğru günde 3 santimetre hareket ettiği sonucuna vardık. Bu da senede yaklaşık 10 metreye tekabül ediyor. Kopma sonucunda çok büyük buz kütlelerinin tek seferde ya da parça parça denize karışıp yok olduğunu görebiliyoruz. Bu da denizin tuzluluğunu değiştiriyor ve dünyadaki okyanus akıntılarına olumsuz etkisi oluyor. Bunun da iklim değişikliğine çok olumsuz bir etkisi söz konusu.”</p>

<h3><strong>"Antarktika dünyadaki en iyi doğal laboratuvarlardan biri"</strong></h3>

<p>İstinye Üniversitesi’nden sefer katılımcısı Prof. Dr. Sertaç Öztürk, "Antarktika'da Kozmik Müon Akısı Ölçümü ve Güneş Aktivitelerinin Kozmik Müon Akısı Üzerinde Etkilerinin Araştırılması" projesi çalışmalarını yürüttü.</p>

<p>Öztürk, Antarktika'nın konumu ve çevresel koşulları nedeniyle parçacık fiziği, kozmik radyasyon ve çevresel radyasyon ölçümleri için dünyadaki en iyi doğal laboratuvarlardan biri olduğunu aktararak, “Horseshoe Adası’nda alınan veriler yalnızca temel fizik için değil, küresel iklim ve uzay hava durumu tahminleri için de kritik önem taşımaktadır.” diye konuştu.</p>

<p>Dünyanın manyetik alanının uzaydan gelen yüklü parçacıkları saptırarak bir kalkan görevi gördüğünü ifade eden Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Antarktika’daki manyetik kesme değeri daha düşük olduğu için düşük enerjili parçacıklar buraya daha kolay ulaşabilmektedir. Bu da Antarktika için kozmik radyasyonun güneş aktivitelerine hassasiyetini artırmaktadır. Güneş patlamalarında meydana gelen değişimler haberleşme sistemlerinde arızalara yol açabilir. Antarktika’da kurulacak 7/24 çalışabilecek kozmik radyasyon dedektörleri ile bu patlamalar önceden belirlenebilir ve olası zararlar azaltılabilir. Ayrıca buzullar doğal bir filtre görevi görerek radyasyonu azaltmaktadır. Yapılacak termal nötron ve gama radyasyon ölçümleri, buzulların yoğunluğu ve kalınlığı gibi verileri uzun vadede ortaya koyarak küresel iklim değişiminin etkilerini daha net anlamamızı sağlayacaktır.”</p>

<h3><strong>Anadolu Ajansı son 3 yıllık buz kayıp alanlarını kayıt altına aldı</strong></h3>

<p>Anadolu Ajansı, Horseshoe Adası’ndaki buz kaybını son üç yıldır aynı noktadan çekilen fotoğraflarla kayıt altına aldı.</p>

<p>Shoesmith Buzulu’nda yapılan bilimsel ölçümlerle tespit edilen değişimler, her yıl aynı referans noktalarından fotoğraflanarak görsel karşılaştırmayla belgelendi.</p>

<p>Bu çalışma, sayısal verilerin sahadaki karşılığını ortaya koyarken buzul alanındaki daralmanın gözle görülür boyuta ulaştığını gösterdi.</p>

<p><img height="486" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor.jpg" width="864" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor1-1.jpg" width="750" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor2.jpg" width="750" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor3.jpg" width="750" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor4.jpg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turk-bilim-insanlari-tespit-etti-buzul-gunde-3-santimetre-eridi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor1.jpg" type="image/jpeg" length="37452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka ekosisteminde kadın-erkek eşitliği]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka teknolojileri küresel ölçekte hızla yaygınlaşırken, tartışmalar yalnızca teknik kapasite üzerinden değil, etik, yönetişim ve toplumsal etki boyutları üzerinden de derinleşiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka teknolojileri küresel ölçekte hızla yaygınlaşırken, tartışmalar yalnızca teknik kapasite üzerinden değil, etik, yönetişim ve toplumsal etki boyutları üzerinden de derinleşiyor.</p>

<p>UNESCO, Stanford HAI ve Dünya Ekonomik Forumu'nun son iki yıldaki raporları, yapay zeka alanında kadın temsili ile etik çerçeveler arasındaki ilişkiye dikkati çekiyor.</p>

<p>Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı, 360+ Media Interactive Technologies Ajans Başkanı Zehra Öney, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yapay zeka çağında asıl dönüşümün teknik güçten çok "sorumlu tasarım" ekseninde yaşandığını söyledi.</p>

<p>Konuyla ilgili UNESCO'nun "Women4Ethical AI" raporuna atıf yapan Öney, kadınların yapay zeka ve etik alanında yüksek etkinlik göstermelerine rağmen yapay zeka ekosisteminde hala ciddi biçimde az temsil edildiklerini vurguladı. "AI (yapay zeka) araştırmacılarında kadın oranı yüzde 12, akademik AI kadrolarında yüzde 16, AI startup yöneticilerinde yüzde 18 seviyesinde." diyen Öney, bunun yalnızca eşitlik değil, teknoloji kalitesi meselesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Açık kaynak modellerde erkeklerin daha yüksek statülü rollerle, kadınların ise daha düşük statülü rollerle eşleştirildiğine dair bulgulara işaret eden Öney, belirli bir modelde yanıtların yaklaşık yüzde 20'sinde kadınları nesneleştiren içerikler görüldüğünü hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu noktada "sonradan düzeltme" değil, "tasarımdan itibaren etik" yaklaşımının önemini vurgulayan Öney, yapay zekada eşitliği, güvenliği ve sorumluluğu en baştan tasarımın içine gömmek gerektiğini dile getirdi. Öney, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"UNESCO'nun önerdiği çerçeve de bunu söylüyor; etik, sonradan eklenen bir kontrol listesi değil, ürünün doğduğu yer olmalı. Bu yaklaşım, normatif bir hassasiyet olmanın ötesinde stratejik bir sürdürülebilirlik meselesidir. Bu yüzden ben teknolojide kadın liderliği meselesini 'yeni bir trend' gibi değil, sistemin tam kapasiteye ulaşması için gereken bir tamamlayıcı unsur gibi görüyorum. Çünkü teknoloji artık sadece ürün değil, karar alma kültürü, risk yönetimi ve paydaş yönetimi demek. Bu noktada kadınların rolünü 'etik konularda zaten baskınlar' gibi bir varsayımla okumayı doğru bulmuyorum çünkü UNESCO'nun 'Women4Ethical AI' raporunun asıl söylediği şey bunun tersi: Kadınlar, AI ekosisteminde hala ciddi biçimde az temsil ediliyor."</p>

<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün (NIST) güncel çerçevelerine işaret eden Öney, güvenilirlik ve hesap verebilirliğin artık rekabet avantajı haline geldiğini belirterek, "Teknik açıdan güçlü olsalar dahi güven üretmekten yoksun sistemler, uzun vadeli değer yaratma aşamasında başarısızlığa mahkumdur." dedi.</p>

<h3><strong>Önümüzdeki dönemin kritik yetkinliği "yapay zeka yönetişim okuryazarlığı" olacak</strong></h3>

<p>Yapay zekanın hızla yaygınlaştığına işaret eden veriler, bu alandaki yönetişim tartışmalarını da güçlendiriyor. Stanford AI Index verilerine göre, 2024'te yapay zeka kullanan şirketlerin oranı yüzde 78'e yükselirken, bir önceki yıl bu oran yüzde 55 seviyesindeydi.</p>

<p>Öney, teknolojinin yaygınlaşma hızının risk yönetimi kapasitesiyle aynı ölçüde ilerlemediğini, bu noktada yeni bir yetkinlik alanının ortaya çıktığını ifade ederek, "Yaygınlaşma ile risk yönetimi aynı hızda ilerlemiyor. Kurumlar sadece AI'ı kullanma değil, nerede ve hangi denetimle kullanacağını tasarlama sorumluluğu taşıyor." değerlendirmesini yaptı. Bu noktada gelecek dönemin kritik yetkinliğinin yapay zeka yönetişim okuryazarlığı olacağını bildiren Öney, veri kaynağını, model davranışını ve hesap verebilirlik zincirini analiz edebilme kapasitesinin belirleyici bir güç haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Zehra Öney'e göre bu dönüşüm aynı zamanda kadınlar için yapay zeka ekosisteminde stratejik bir rol alanı yaratıyor. Yapay zeka ve bilgisayar mühendisliği alanlarında doktora mezunları arasında kadın oranının uzun yıllardır yüzde 20'nin altında seyrettiğini hatırlatan Öney, buna karşın etik, yönetişim ve risk yönetimi başlıklarında kadın uzmanların giderek daha görünür hale geldiğine dikkati çekti.</p>

<p>Dünya Ekonomik Forumu raporlarının da yapay zekada yönetişim ve risk yönetimi konularını giderek daha fazla öne çıkardığını belirten Öney, tartışmanın artık "Bunu yapabilir miyiz?" sorusundan "Bunu nasıl sorumlu ve güvenli şekilde yaparız?" sorusuna evrildiğini kaydetti. Avrupa Birliği'nin AI Yasası'nın yüksek riskli sistemlerde insan gözetimini zorunlu kıldığına işaret eden Öney, "Agentic AI gibi daha otonom sistemlere giderken, insan denetimi, hesap verebilirlik ve şeffaflık, tasarımın parçası olmak zorunda." dedi.</p>

<p>Küresel istihdamın yaklaşık yüzde 40'ının yapay zekadan etkilendiğini, gelişmiş ekonomilerde bu oranın yüzde 60'a kadar çıktığını hatırlatan Öney, bu dönüşümün doğru yönetilmemesi halinde mevcut eşitsizliklerin derinleşebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Öney, tam da bu şeffaflığın sağlanabilmesi için yapay zeka yönetişimi konusunda uzmanlaşmış daha fazla kadın liderin ortaya çıkması, teknolojinin daha kapsayıcı ve sorumlu biçimde şekillenmesi gerektiğini, bu alanda risklerin doğru yönetilmemesi halinde ise eşitsizliklerin derinleşebileceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Rol model etkisi ve Türkiye'nin potansiyeli</strong></h3>

<p>Yapay zeka etiği alanındaki görünür kadın araştırmacıların gençler için güçlü bir rol model etkisi yarattığını belirten Öney, "Görünür olan her güçlü kadın araştırmacı, yalnızca bilimsel bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda sektöre giren genç kadınlar için 'Ben de burada olabilirim' mesajı taşıyor." diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'de STEM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında kadın öğrenci oranının arttığını anlatan Öney, yerli büyük dil modelleri (LLM) açısından etik önyargı denetiminin kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>"Yerli LLM'ler açısından bu konu daha da kritik çünkü dil modelleri, eğitildikleri veri setindeki kültürel kalıpları doğrudan yansıtabiliyor." diyen Öney, etik denetimin kalite standardının bir parçası haline gelmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Genç kadınlara mesaj veren Öney, "Yapay zekayı öğrenmek sizi geleceğin dünyasına hazırlar ama onun sınırlarını tartışabilecek bilgiye ve cesarete sahip olmak, sizi geleceği şekillendiren insanlar arasına taşır." tavsiyesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/03/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="37236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Çanakkale Destanı” yapay zekayla yeniden yazıldı]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/canakkale-destani-yapay-zekayla-yeniden-yazildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/canakkale-destani-yapay-zekayla-yeniden-yazildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da "İnteraktif Yapay Zeka Destekli Çanakkale Sergisi"nin galası yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Zaferi'ni konu alan "İnteraktif Yapay Zeka Destekli Çanakkale Sergisi"nin galası Antalya'da gerçekleştirildi.</p>

<p>Çanakkale Destanı'nı interaktif yapay zeka destekli uygulamalarla anlatan serginin galası, Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) ve Selfie Park işbirliğiyle düzenlendi.</p>

<p>Selfie Park'taki büyük ekranlarda Çanakkale Boğazı'nın yansıtıldığı etkinlikte, Nusret Mayın Gemisi'nin boğaza mayın döşemesi, İngiliz ve Fransız gemilerinin patlatılması sahnelendi.</p>

<p>Etkinlikte, ayna etkisiyle sahnenin içine taşınan çocuklar, kendilerini yüz yüze projeksiyon ekran karşısında savaşta bir asker olarak görürken, Çanakkale Boğazı'nın savunmasını konu alan oyunlarla da tarihi mücadeleyi deneyimleme fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca programda Seyit Onbaşı'nın mermiyi kaldırma sahnesi 8 metrelik ekranda canlandırıldı ve alanda kurulan sunum ekranlarında savaşta görev alan askerlerin fotoğrafları yer aldı.<br />
Sergi tasarımcısı Murat Barçın, burada yaptığı konuşmada, serginin dünyada önemli yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Yansıtılan bütün bilgilerin gerçeğiyle aynı olduğunu vurgulayan Barçın, serginin bir grafik tasarım ya da video animasyon tasarımı olmadığını, yazılım aracılığıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.<br />
AGC Başkanı İdris Taş da Türkiye'de ilk kez Çanakkale Destanı'nın interaktif yapay zekayla sergilenecek olmasının kıymetli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sergi, 1-31 Mart'ta ziyaret edilebilecek.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/canakkale-destani-yapay-zekayla-yeniden-yazildi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/1-80.png" type="image/jpeg" length="60216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale’den tarımın geleceğine yön verecek buluş!]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/canakkaleden-tarimin-gelecegine-yon-verecek-bulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/canakkaleden-tarimin-gelecegine-yon-verecek-bulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇOMÜ’lü akademisyenin geliştirdiği tarım makinesi faydalı model olarak tescillendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi akademisyenlerinden Arş. Gör. Dr. Serkan Özdemir’in buluşçusu olduğu “Şeritvari Toprak İşlemeli Ekim Makinası”, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından değerlendirilerek faydalı model olarak tescil edildi.</p>

<p>2023/019904 başvuru numarasıyla gerçekleştirilen çalışma, sürdürülebilir tarım uygulamalarına katkı sağlamayı hedefleyen yenilikçi bir tarımsal mekanizasyon çözümü olarak öne çıkıyor. Geliştirilen makine, toprak işleme ve ekim işlemlerini tek geçişte gerçekleştirebilme özelliği sayesinde üretim verimliliğini artırırken çevresel etkilerin azaltılmasına da katkı sunuyor.</p>

<p><strong>Makine tasarımı özellikle;</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Tek geçişte toprak işleme ve ekim imkânı sunması,</li>
 <li>Küresel iklim değişikliği ve kuraklık koşullarında toprak neminin korunmasını hedeflemesi,</li>
 <li>Düşük yakıt tüketimi ile karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlaması,</li>
 <li>Toprak yapısını koruyarak erozyon riskini azaltması,</li>
 <li>Koruyucu tarım prensiplerine uygun sürdürülebilir mekanizasyon anlayışıyla geliştirilmesi gibi özellikleriyle dikkat çekiyor.</li>
</ul>

<p><img alt="I M G 20260225 W A0077" class="detail-photo img-fluid" height="794" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/i-m-g-20260225-w-a0077.jpg" width="968" /></p>

<p>Sürdürülebilir ve iklim dirençli üretim sistemlerinde mekanizasyonun kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Dr. Serkan Özdemir, bu alandaki araştırma ve geliştirme çalışmalarını ilerleyen süreçte de sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu: “Bilgiyi Toplumsal Faydaya Dönüştürüyoruz”</strong></h3>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, akademik bilginin uygulamaya dönüşmesinin üniversitelerin en önemli misyonlarından biri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p>“Üniversitemizde yürütülen bilimsel çalışmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmayıp somut ürünlere ve toplumsal faydaya dönüşmesini son derece kıymetli buluyoruz. Tarım sektörünün iklim değişikliği, kuraklık ve sürdürülebilir üretim gibi küresel ölçekte önemli başlıklarla karşı karşıya olduğu günümüzde, akademisyenlerimizin geliştirdiği bu tür yenilikçi teknolojiler ülkemizin tarımsal geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi olarak araştırma, inovasyon ve yerli teknoloji geliştirme çalışmalarını desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, yenilikçi araştırmaları teşvik ederek tarım teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlarda bilimsel üretimi toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmeye devam ediyor.</p>

<p><img alt="I M G 20260225 W A0078" class="detail-photo img-fluid" height="332" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/i-m-g-20260225-w-a0078.jpg" width="332" /></p>

<p><img alt="I M G 20260225 W A0079" class="detail-photo img-fluid" height="746" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/i-m-g-20260225-w-a0079.jpg" width="967" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/canakkaleden-tarimin-gelecegine-yon-verecek-bulus</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/tolunay/canakkaleden-tarimin-gelecegine-yon-verecek-bulus.jpg" type="image/jpeg" length="53073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Yara örtüsü" kronik yaralar için umut olacak]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/yara-ortusu-kronik-yaralar-icin-umut-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/yara-ortusu-kronik-yaralar-icin-umut-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de geliştirilen "yara örtüsü" kronik yaralar için umut olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) geliştirilen probiyotik içeren yeni nesil "yara örtüsü", diyabetik ülser ve yanık gibi yaraların iyileşmelerini hızlandırıyor.</p>

<p>Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seda Kehr ve ekibi, kronik yaraların iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla yaklaşık 2 yıl önce İYTE Biyomedikal Mikro ve Nano Sistemler Laboratuvarı'nda proje çalışmalarına başladı.</p>

<p>Ekibin yoğun çalışmasıyla klasik yara bandından farklı olarak tasarlanan probiyotik içeren ürün, "Oksijen Taşıyıcı, Esansiyel Yağ ve Probiyotik Metabolitler İçeren Canlı Bir Hidrojel Bazlı Yara Örtüsü" başlığıyla Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.</p>

<p>Doç. Dr. Seda Kehr, AA muhabirine, geliştirdikleri sistemin farklı bileşenlerin bir araya gelmesiyle sinerjik etki oluşturabilecek biçimde tasarlandığını söyledi.</p>

<h3><strong>Yara bantlarından farklı</strong></h3>

<p>Yara örtüsünün içeriğinin esansiyel (uçucu) yağlarla zenginleştirildiğini belirten Kehr, "Bizim geliştirdiğimiz yara örtüsünün en büyük özelliği içerisinde probiyotik barındırması ve aynı zamanda oksijen salınımı yapabilen bir nano parçacığa sahip olması." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yara örtüsünün öncelikle deri hastalıklarında kullanılmasının planlandığını ancak potansiyelinin bununla sınırlı olmadığını vurgulan Kehr, enjekte edilebilir form sayesinde vücut içindeki yaralarda da uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<p>Geliştirilen ürünün çok farklı formlarda uygulanabildiğini anlatan Kehr, "Yara örtüsü, bildiğimiz bir yara bandı gibi değil aynı zamanda püskürtülebilir ve jel olarak kullanılabilir ve üç boyutlu yazıcı baskısıyla hastaların yaralarına özel boyutlarda uygulanabilecek şekilde yaratabiliyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Probiyotik içeriğiyle öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Probiyotiklerin faydalı bakteriler olduğunu dile getiren Kehr, şunları kaydetti:</p>

<p>"Biz bu faydalı probiyotikleri yaranın gelişiminde de kullanmak istedik ve bu probiyotikleri çevresel etkilerden korumak için de onları kapsüllüyoruz. Böylelikle hem faydalı metabolitlerin salınımını kontrol altına alabiliyoruz hem yara örtüsünün ömrünü uzatabiliyoruz hem de probiyotikleri canlı bir şekilde yara örtüsünün içerisinde tutabiliyoruz."</p>

<p>Kehr, ürünün laboratuvar aşamasında bakteri ve hücre testlerini tamamladıklarını bir sonraki aşamada hayvan testleriyle klinik çalışmalara başlamayı planladıklarını anlattı.</p>

<p>Ürünün ilk etapta yarayı destekleyici formuyla piyasaya sunulmasının hedeflendiğini belirten Kehr, vücut içine uygulanabilecek biyomalzeme için klinik sürecin daha uzun zaman alacağını dile getirdi.</p>

<p><img height="531" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/yara-ortusu1.jpg" width="752" /><img height="463" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/yara-ortusu2.jpg" width="752" /><img height="488" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/yara-ortusu-1.jpg" width="864" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Bahar Karakurt</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/yara-ortusu-kronik-yaralar-icin-umut-olacak</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/yara-ortusu.jpg" type="image/jpeg" length="34715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bunu Yapay Zeka Bile Bilmiyor! Google Bu Sayı Yazılınca Bakın Ne Oluyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/bunu-yapay-zeka-bile-bilmiyor-google-bu-sayi-yazilinca-bakin-ne-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/bunu-yapay-zeka-bile-bilmiyor-google-bu-sayi-yazilinca-bakin-ne-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Google’dan ilginç bir olay… Bu sayıyı yazıp arama yapıldığında ekranda ilginç bir şey oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google’dan ilginç bir olay… Bu sayıyı yazıp arama yapıldığında ekranda ilginç bir şey oluyor.</p>

<p>Cep telefonunuzda Google’a 67 sayısını yazıp arama yaptığınızda çok ilginç, eğlenceli bir şey oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>67 sayısını yazıp Google’da arama yaptırdığımızda cep telefonu ekranı oynamaya başlıyor. Peki siz bunu denediniz mi?</p>

<p><strong>Yapay Zekya Sorduk ve Gelen İlginç Cevap</strong></p>

<p>Google’a sadece “67” yazınca normal şartlarda ekran titremez. Google’ın böyle bir gizli efekti yok.</p>

<p>Eğer telefonunda ekran titriyorsa bunun birkaç olası nedeni var:</p>

<p>Titreşim (haptic feedback) açık olabilir.<br />
Arama tuşuna basınca telefon hafif titreşim verebilir. Bu Google’dan değil, telefon ayarından kaynaklanır.</p>

<p>Tarayıcı veya Google uygulaması glitch yapmış olabilir.<br />
Nadiren animasyon hatası ekranın zıplıyor gibi görünmesine neden olabilir.</p>

<p>Telefonun dokunmatik ekranında hassasiyet sorunu olabilir.<br />
Özellikle ekran koruyucu varsa bazen garip tepki verebilir.</p>

<p>Sosyal medyada yayılan bir algı olabilir.<br />
İnsanlar özellikle “bak titredi!” beklentisiyle bakınca normal küçük animasyonu farklı yorumlayabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolunay Sürücü</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/bunu-yapay-zeka-bile-bilmiyor-google-bu-sayi-yazilinca-bakin-ne-oluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/bir-baslik-ekleyin-1-99.jpg" type="image/jpeg" length="24430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 3 tatlı su balığından biri tehlike altında]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, Türkiye'de her 3 tatlı su balığından birinin tehlike altında olduğu tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, Türkiye'de her 3 tatlı su balığından birinin tehlike altında olduğu tespit edildi.</p>

<p>Tatlı su balıkları, nehir, göl ve ırmak gibi tatlı sularda yaşayan, yılan balığı ve bazı alabalık türleri gibi yaşamlarının bir bölümünü denizlerde geçiren türleri de kapsayan canlı grubunu oluşturuyor. Ekosistemin dengesinde kilit rol oynayan bu balıklar, besin zincirinin merkezinde yer alıyor. Bu balıkların varlıkları su kaynaklarının sağlıklı olduğunun da en önemli göstergesi olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda Türkiye'deki iç su balıklarının ve havzaların güncel durumunu gösteren "Türkiye Tatlı Su Balıklarının Kritik Kontrol Listesi (2026)" başlıklı bir araştırma yapıldı.</p>

<p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü İç Sular Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Kaya'nın yürütücülüğünü yaptığı araştırmaya farklı kurumlardan 25 akademisyen ve uzman katkı sağladı.</p>

<p>Doç. Dr. Cüneyt Kaya AA muhabirine, araştırma çerçevesinde, yeni tanımlanan ve geçerliliğini yitirmiş türleri belirlemek, bilimsel değişimlerden kaynaklanan belirsizlikleri gidermek, tatlı su balıklarının tür sayısını güncel verilerle netleştirmek için kontrol listesi hazırladıklarını söyledi.</p>

<p>Listeyle tatlı su balıklarının dağılım alanlarını, karşı karşıya oldukları tehditleri ve kırmızı listedeki durumlarını da tespit ettiklerini belirten Kaya, "Türkiye'nin iç sularındaki 367 yerli balık türünün yüzde 55'i sadece ülkemize özgü yani endemik türler. Yaptığımız araştırmada bu türlerin yüzde 38'inin yani üçte birinden fazlasının bugün kirlilik, kuraklık ve istilacı türler gibi tehditler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu tespit ettik." ifadesini kullandı.</p>

<p>Kaya, Türkiye'nin neredeyse tek başına Avrupa kadar tatlı su balık çeşidine sahip olduğuna dikkati çekerek, ülkede toplamda bakıldığında 367'si yerli 390 tatlı su balık türünün tespit edildiğini kaydetti.</p>

<p>Söz konusu tatlı su balıklarının 23'ünün artık kendi başına üremeyi başarmış ve yerleşik bir hal almış yabancı türler olduğunun altını çizen Kaya, "Biz bu türleri istemiyoruz. Çünkü buranın doğal türleri değiller ve istilacı potansiyeli var. Yani bizim doğal türlerimiz üzerinde tehdit unsuru oluşturabiliyorlar ama işin güzel tarafı genel çerçevede baktığımızda Türkiye'ye özgü yani endemik 202 türümüz var." dedi.</p>

<h3><strong>"Endemik tür sayısı bakımından 28 tür ile Antalya ön plana çıkıyor"</strong></h3>

<p>Tür zenginliği açısından Sakarya Nehri'nin öne çıktığına işaret eden Kaya, şöyle devam etti:</p>

<p>"Sakarya Nehri'nde 65 tür listelendi. Endemik tür sayısı bakımından 28 tür ile Antalya ön plana çıkıyor. En yüksek sayıda yabancı tür ise yine 10 tür ile Sakarya Nehri'nde. İç sularımızda maalesef 6 türümüzü kaybettik, nesli tükendi. Bu sayının, özellikle son yıllarda logaritmik biçimde artan kuraklığın çok hızlı ilerlemesi nedeniyle önümüzdeki dönemde daha da artmasından derin bir endişe duyuyoruz maalesef."</p>

<p>Kaya, nesli tükenen altı türün Gölcük Gölü'nde yaşayan Gölcük dişlisazancığı, Göksu Deresi'ndeki Diyarbakır taşemeni, Seyhan ve Ceyhan Nehirleri'ndeki Adana inci balığı, Beyşehir Gölü havzasındaki Gövce, Eğirdir Gölü’ndeki Kavinne ve Hatay'daki Amik Gölü'nde yaşayan Amik akçapağı olduğunu aktardı.</p>

<h3><strong>"Tüm istilacı türlerin yol açtığı ekonomik kayıp 4,1 milyar dolar"</strong></h3>

<p>Endemik tatlı su balıklarının en çok kapalı havzalarda ve birbirinden tamamen ayrışmış nehir sistemlerinde yoğunlaştığının altını çizen Kaya, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Konya kapalı havzası, ayrıca Batı ve Güney Anadolu'daki küçük akarsu ve göller ön plana çıktı. Bu alanlarda her havza adeta kendi balığını, kendi türünü üretmiş durumunda. Koruma için en önemli adım bu sistemleri doğal haliyle koruyabilmek. Plansız barajlar, suyun aşırı çekilmesi, kirlilik ve yabancı balıkların bırakılması gibi problemler bertaraf edilmeli, önemle takip edilmeli. Çünkü bu türler başka bir yerde yaşamıyorlar. Kaybolurlarsa geri dönüşü olmayacak." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kaya, her yabancı türün istilacı olmasa da potansiyel olarak yerli türleri baskılayıp hızla çoğalabileceği için özellikle akvaryum balıklarının ait olmadığı ortamlara bırakılmaması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>Bu gibi durumların yarattığı ekonomik yükün oldukça büyük olduğunu belirten Kaya, "1960 ile 2022 yılları arasında Türkiye'de sadece balıklar değil, tüm istilacı türlerin toplamda yol açtığı ekonomik kayıp 4,1 milyar dolar. Devasa bir rakamdan bahsediyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Kaya, yabancı türlerin yayılmasını önlemenin en etkili yolunun eğitim ve farkındalık olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yabancı türlerin giriş yollarını ve yayılışlarını önlemenin, türlerin sayısı arttıktan sonra kontrol altına almaktan çok daha etkili olduğunu belirten Kaya, bunun ekolojik ve ekonomik kayıpları azaltabileceğini sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda1.jpg" width="750" /><img height="563" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda2.jpg" width="750" /><img height="485" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/02/turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda-1.jpg" width="864" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="29745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA astronotların akıllı telefon kullanmasına izin verecek]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/nasa-astronotlarin-akilli-telefon-kullanmasina-izin-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/nasa-astronotlarin-akilli-telefon-kullanmasina-izin-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), astronotların son model akıllı telefonlarını Ay misyonlarında kullanabileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), astronotların son model akıllı telefonlarını Ay misyonlarında kullanabileceğini açıkladı.</p>

<p>NASA Direktörü Jared Isaacman, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, bu ayki Crew-12 ve mart ayındaki Artemis II misyonlarında astronotların son model akıllı telefonlarıyla uçabileceğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Isaacman, “Ekiplerimize aileleri için özel anları yakalamaları ve ilham verici görüntüleri dünyayla paylaşmaları için araçlar sağlıyoruz.” ifadesini kullanarak, bu adımı “doğru yönde atılmış küçük bir adım” olarak niteledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/nasa-astronotlarin-akilli-telefon-kullanmasina-izin-verecek</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/nasa-astronotlarin-akilli-telefon-kullanmasina-izin-verecek.jpg" type="image/jpeg" length="51262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahrem alanlarda risklerin tespitinde "akıllı sensör" dönemi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/mahrem-alanlarda-risklerin-tespitinde-akilli-sensor-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/mahrem-alanlarda-risklerin-tespitinde-akilli-sensor-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada eğitim kurumları başta olmak üzere mahremiyet hassasiyeti bulunan alanlarda, yasa dışı madde kullanımı ve akran zorbalığı gibi risklerin tespiti amacıyla yapay zeka destekli "akıllı sensör" teknolojisinden yararlanılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada eğitim kurumları başta olmak üzere mahremiyet hassasiyeti bulunan alanlarda, yasa dışı madde kullanımı ve akran zorbalığı gibi risklerin tespiti amacıyla yapay zeka destekli "akıllı sensör" teknolojisinden yararlanılıyor.</p>

<p>Kamera kullanımının uygun olmadığı tuvalet, soyunma odası ve otel odası gibi alanlarda proaktif güvenlik sağlaması hedeflenen sistem, görüntü veya ses kaydı almadan sadece olay analizi yaparak ilgili birimlere uyarı gönderiyor.</p>

<p>Güvenlik stratejilerinde kamera konumlandırılamayan alanlar, "mahremiyet" sınırları nedeniyle güvenlik zafiyetinin en sık yaşandığı noktalar arasında yer alıyor.</p>

<p>Geliştirilen “HALO Akıllı Sensör” teknolojisi, bu alanlarda görüntü kaydı almadan ortamın kimyasını ve ses frekansını analiz ediyor. Gelişmiş sensörler aracılığıyla elektronik sigara buharı, uyuşturucu maddelerin kimyasal izleri ile kavga, bağırış veya yardım çağrısı gibi saldırganlık belirtileri anlık olarak tespit edilebiliyor. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile tam uyumlu çalışan sistem, verileri kaydetmek yerine yalnızca tanımlanan olayları raporlama esasına göre faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Nano BMT Kurucu Ortağı Özgür Ergen, AA muhabirine akıllı sensörün teknik detaylarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Cihazın 20 farklı sensörü barındıran bir "multi-sensör" sistemi olduğunu belirten Ergen, teknolojinin yurt dışında okullarda akran zorbalığı ve uyuşturucuyla mücadele kapsamında yaygın olarak kullanıldığını vurguladı.</p>

<p>Sistemin sadece güvenlik değil, aynı zamanda temizlik kimyasallarından kaynaklanabilecek zehirlenme risklerini önlemek için hava kalitesini, sıcaklığı ve ışık şiddetini de takip ettiğini kaydeden Ergen, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Ürün kendi içerisinde hiçbir ses ve görüntü iletmez. Sadece alarmları iletir. Aynı zamanda kimyasal serpintiler, temizlik görevlisinin yaptığı yanlış bir karışımdan dolayı çocukların zehirlenmesinin önüne geçmek için bütün kimyasal verileri, hava verilerine, hava kalitelerine aynı anda gösterebilir. Ortamın ısısını, ışık şiddetine kadar birçok veriyi alabiliriz bu sensörle. Şu anda yurt dışında okullarda bir milyondan fazla cihaz bulunmakta. Bizim amacımız bu sensörü Türkiye'ye kazandırmak. Bunun için de yerel firmalarla çalışıyoruz.”</p>

<h3><strong>Bakanlıklar paydaşlığında alarm takip merkezi hedefi</strong></h3>

<p>Projenin kurumsal ayağında Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Eğitim ile İçişleri Bakanlıkları paydaşlığında uluslararası standartlarda bir alarm takip merkezi kurulması hedeflediklerini anlatan Özgür Ergen, sistemin devlet bütçesine ek yük getirmemesi adına Avrupa Birliği (AB) fonlarından yararlanılabileceğini ifade etti.</p>

<p>Ergen, kurulacak merkezde tamamen yerli yazılım kullanılacağını belirterek, “Bizim istediğimiz Türkiye'ye alarm takip merkezinin kurulması. Bunun zorunluluk haline getirilmesini istiyoruz. Bu en azından bir önlem olarak, ilk başta okullarımızda kullanılabilir. Bu uluslararası alarm takip merkezinde de tamamen yerli bir yazılım tercih edeceğiz. Entegrasyonu sağlamak üzereyiz, bitmek üzere.” dedi.</p>

<p>Ergen, sistemin hem kablolu hem de kablosuz olarak çalışabildiğini, okullardaki internet sisteminde herhangi bir bant genişliği azalması yaratmadığını dile getirerek, yerel yazılım firmalarıyla entegrasyon sağladıklarını bildirdi.</p>

<p>Alarm takip merkezinde Türk mühendislerinin geliştirdiği bir yapay zekanın kullanılacağını vurgulayan Ergen, şöyle konuştu:</p>

<p>"Cihazın içinde bir yapay zeka modülü mevcut, öğreniyor. Mesela size şöyle bir örnek vereyim, niye burası bir anda kalabalıklaştı? Bunun alarmını alıyor. Ses gürültüsü çok fazla. Bunun alarmını alıyor ve size veriyor. Bunu öğreniyor sürekli. Öğrendikten sonra size bir patern çıkarıyor. Siz de öğrencilerinizin okulda aslında ne zaman ve nerelerde kalabalıklaştığını görebiliyorsunuz. Bu sizin için bir eşik değer oluyor. Bütün eşik değerlerini biz kendimiz ayarlayabilme şansına sahibiz. Testlerini de biz kendimiz yapıyoruz."</p>

<p>Sistemin kesici, delici aletleri veya silah gibi unsurları da yapay zeka ile algılayabildiğini belirten Ergen, silah atışları, vandalizm, cam kırılması, ani ses yükselmeleri veya beklenmedik kalabalıklaşmaların sistem tarafından anında alarm olarak bildirildiğini bildirdi.</p>

<p>Ergen, Türkiye’deki verilerin yine Türkiye’de kalacağı şekilde merkezi bir alarm takip sisteminin kurulmasını ve tüm okulların güvenlik altına alınmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p>

<h3><strong>Yapay zeka ile insan faktörü yüzde 90 azalacak</strong></h3>

<p>Nanodems Yazılım Direktörü Abdulkadir Vardar da elektronik güvenlik pazarının küresel ölçekte 200 milyar dolara, Türkiye'de ise 3 milyar dolara ulaştığını belirterek, yazılımın operasyonel avantajlarına dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut sistemlerdeki en büyük sorunun farklı sensörlerin birbirleriyle yeterli otomasyon düzeyinde haberleşememesi olduğunu vurgulayan Vardar, bu durumun sensörlerin etkin ve doğru kullanımını engellediğini anlattı.</p>

<p>Temel hedeflerinin yasaklı veya zararlı maddelerin tespiti, hava kalitesinin ölçümü ve çevresel verilerin takibi gibi işlevleri gerçekleştiren sensörlerin, mevcut güvenlik kameralarıyla tam entegre çalışmasını sağlamak olduğunu aktaran Vardar, şunları söyledi:</p>

<p>"Cihazda 20'den farklı sensör var. Ama bizim amacımız sadece bu cihaza bağlı kalmamak. Zaten farklı sensörlerle entegrasyondan kastımız bu. Cihazla birlikte birçok şeyi tespit edebilmekle. Yerli olarak burada Türkiye'de teknoparklarda geliştirdiğimiz ve bütün verinin Türkiye'de tutulduğu bir senaryoda, biz hem bu sensörden alınan verileri görüntü kıymetlendirme ile birleştirerek daha proaktif aksiyon alınabilecek şeyler çıkarmayı amaçlıyoruz Buradaki en kritik konu bazen bütün sensörler hatalı veriler ya da hatalı alarmlar üretebiliyor. Bunların birincisi teyidi, ikincisi insanları aradan çıkartmak. Bu iş için aslında bir alarm izleme merkezi benzeri bir yapıdan bahsetmiştik. Bu yapıda aslında insanlara çok ciddi gerek var. Fakat insanlar tekrar eden işlerde bildiğiniz üzere çok başarılı değiller, hata yapmaya müsaitler. Biz burada insan faktörünü mümkün mertebe ortadan kaldırmak ve bu işi oradaki karar mekanizmalarını yapay zeka tarafında aslında yönlendirmeleriyle yapılmasını sağlamak. Bunu yaparken de ortadaki o insan müdahalesine ihtiyaç olmadan maksimum otomasyon ve maksimum yapay zeka desteğiyle bunu yapabilmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>Yapay zeka terimi çok geniş ve gündemde olan bir terim ama şunu da gözden kaçırmamak gerekiyor, bazı senaryolarda muhakkak insan gözü gerekiyor. Hedefimiz bunu mümkün olduğu kadar azaltmak. Gerçekten çok kritik, insanların doğrulaması gereken senaryoları yüzde 10'a düşürmeyi hedefliyoruz.”</p>

<h3><strong>“Kameraları sadece kurmak yetmiyor”</strong></h3>

<p>Fransa’daki Louvre Müzesi'nde yaşanan soyguna değinen Vardar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Louvre Müzesi'ndeki sıkıntı aslında o bölgeyi gören kameranın çalışmıyor olması. Bu nedenle de aslında güvenlik görevlilerinin olayı olduktan sonra fark etmeleri nedeniyle önlenemedi. Önlenme ihtimali vardı ama bu sistemleri, sensörleri, kameraları sadece kurmak yetmiyor. Kurduktan sonra doğru idame ettirmek, bakımlarını yapmak ve sürekli çalışıyor olduğundan emin olmak gerekiyor. Bunun için de profesyonel yazılımlar kullanmak gerekiyor. Biz orada devreye giriyoruz. Aktif olarak çok fazla sayıda lokasyonda çok fazla sensörün gerçekten çalışıyor olduğunu, geleneksel yöntemlerle değil, yapay zeka ve tahminlemelerle sağlayabiliyoruz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/mahrem-alanlarda-risklerin-tespitinde-akilli-sensor-donemi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/akilli-sensor.jpg" type="image/jpeg" length="93034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal kumar bağımlılığında 18-35 yaş aralığı ilk sırada yer alıyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/v-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/v-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumarda 18-35 yaş aralığının en riskli grup olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumarda 18-35 yaş aralığının en riskli grup olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dernek başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilci, AA muhabirine, gençler ve orta yaş kuşak için son günlerde ciddi bir beka sorununa dönüşen sanal kumarın aileleri yıktığını ve aşırı borç batağına sürükleyerek ülkenin kanayan yarası haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Sanal kumarın dijital bağımlılığın alt boyutu olan yeni bir bağımlılık türü olduğunu belirten Dilci, "Sanal kumar bağımlılığı bireysel bir tercih değil, bireyin düşünce dünyasında yaratılan birtakım algısal manipülasyonlarla kişinin beynini kullanamama becerisine ya da başarısızlığına evrilen bir durumdur." dedi.</p>

<p>Bunun toplum için sessiz bir kriz olduğunu vurgulayan Dilci, yeni neslin bir nevi bağımlılığı, ekrana karşı duyduğu sadakat ve ekranın kendisini yanıltmayacağı düşüncesinden hareketle ekran içi mesajların özellikle çocuk üzerinde "bak başarabilirsin", "ya kazanırsan" gibi duygularına hitap eden bir durum olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sanal kumarın ekonomik durumu çok yüksek olanlar ile çok düşük olanlarda risk olarak daha yüksek düzeyde seyrettiğine dikkati çeken Dilci, "Ya kazanırsam düşüncesiyle basit denebilecek çok cüzi miktarlarda oynamayla başlayan bu süreç, daha sonra kişinin evlerini satması, çevresine, akrabalarına varan borç batağına batması ve hatta bu borçlarının temizlenmesinden sonra 'bırakacağım' denildiği halde yeniden şartlar ve duygusal riskler bağlamında tekraren bu bağımlılığın tekerrür ettiğini görmekteyiz." diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Sanal kumar tutkusu 18 yaş öncesinde başlıyor"</strong></h3>

<p>Bölünmüş, ilgisiz ve sorumluluk duygusu gelişmemiş ailelerde çocukların ekran tutkusunun daha erken başladığını yaptıkları araştırmalarda gördüklerini aktaran Dilci, "Ebeveyn sorumluluğu ve sağlıklı aile iklimi olmayan çocuklarda sanal kumar tutkusu 18 yaş öncesinde başlıyor ve bu yüzde 32 oranında. Her zaman dijital mecra içerik üreticileri kumar bağımlılığı konusunda kazanan taraf olmak durumunda. Yalnızlığa maruz kalmış, sosyal ilişkileri zayıflamış kişilerin ciddi anlamda dijital ekranla temas kurması ve arkasından 'ya olursa', 'ya kazanırsam' gibi basit ama heyecan arama şekliyle ortaya çıkmakta." şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>"Sanal kumar oynayanların yüzde 93,7'sini erkekler oluşturuyor"</strong></h3>

<p>"Sanal kumar bağımlılığında yaş ve cinsiyete göre farklılaşma" konulu 30 bağımlının yer aldığı araştırma yaptıklarını anlatan Dilci, "Sanal kumarda 35 yaşa kadar en riskli grup diyebiliriz, yani yüzde 62'si daha yoğun risk yaşıyor. 35-55 yaş arası ise ikinci risk grubuna giriyor, bunların oranı yüzde 20'lerde. 60 yaş üzerinde ise çok az görülen bir durum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Boşanmış, bölünmüş ve tek çocuklu ailelere dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Dilci, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çocuk sayısının fazla olması, bir nevi bu tür ev içi oyunlarda diğer çocuğun kardeşleri tarafından ihbar edilmesi şeklinde kontrol mekanizması söz konusu diyebiliriz. 18 yaş öncesinde akıllı telefonlarda bu tür dijital kumar uygulamalarının olmaması gerektiğine dikkat edilmelidir. Ailelerin, ekrandaki ayak izlerini takip etmesi gerekir. Çocuğun hangi dijital mecralarda tutum sergilediğinin, ne kadar vakit geçirdiğinin risk haritasının çıkarılması gerekir. Eğer çocuğa harçlık veriliyorsa veya kredi kartı teslim ediliyorsa, sanal kredi kartı limiti gibi birtakım limitler tanımlanmışsa, bunları hangi mecralarda harcıyor bu konuda denetim ve gözetim gerekir. Ailelerin, sanal ekosistemdeki borçla oynama, arkadaş grubundan borç alma, grup halinde birtakım oyun içeriklerine temas etme gibi durumları engelleyici programları da gündeme getirebiliriz. Çocuğun bahis de dahil her türlü dijital oyunlardan elde ettiği puan kazanımlarına dikkat etmek gerekiyor."</p>

<h3><strong>"Dijital kumar, bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimi"</strong></h3>

<p>Bu konularda uyarıcı programlar olduğu ve ailelerin çocuklarının akıllı telefonlarına bunu indirebileceğini vurgulayan Dilci, "15 yaş altının sosyal medya ve akıllı telefon kullanmaması Meclisimizin gündeminde. Dijital kumar, bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimi. Bu bağlamda kendi kendine şiddet uygulayan bir kişinin aynı zamanda hukuki süreçlerle de muhatap olması gerekir. Bu kişi aileye de manevi bir şiddet uyguluyor ve bu şiddete dönük hukuki birtakım önlemlerin alınmasının da düzenlemeler içerisine konulması devlet politikası olarak gerekir diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/v-2</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/sanal-kumar-bagimliliginda-18-35-yas-araligi-ilk-sirada-yer-aliyor.jpg" type="image/jpeg" length="78870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç mühendis, yapay zekalı araç şarj ünitesi geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/genc-muhendis-yapay-zekali-arac-sarj-unitesi-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/genc-muhendis-yapay-zekali-arac-sarj-unitesi-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim kurgu dizisinden etkilenen genç mühendis, yapay zekalı araç şarj ünitesi geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de izlediği bir bilim kurgu dizisinden etkilenen 26 yaşındaki yazılım mühendisi Ömerhan Üstüner, elektrikli araçlar için yapay zeka destekli şarj ünitesi geliştirmeyi başardı.</p>

<p>ABD'de üniversite eğitimini tamamladıktan sonra memleketine dönen Üstüner, izlediği bir bilim kurgu dizisindeki yapay zeka sistemini elektrikli araçların şarj aletlerine entegre etmeye karar verdi.</p>

<p>Yaklaşık 1 yıl süren AR-GE çalışmaları sonucunda yapay zeka destekli elektrikli araç şarj ünitesini üretmeyi başaran Üstüner, kullanıcıya bu sistemle, elektriğin en uygun fiyatlı kullanım saatini, arıza uyarı ve onarım önerilerini, çoklu kullanıcı ve tüketim bedelini hesaplayıp telefondaki uygulama üzerinden iletme gibi özellikleri sunuyor.</p>

<p>Yazılım mühendisi Ömerhan Üstüner, AA muhabirine, bireysel kullanıcılar için geliştirdikleri elektrikli araçların şarj aletlerini yeni teknolojiyle bir üst seviyeye taşımak istediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzlediği bir bilim kurgu dizisinin kendine ilham verdiğini dile getiren Üstüner, şöyle konuştu: "Evde dizi izliyordum. İzlediğim dizinin garip bir konusu vardı. Yapay zekalar o zaman daha yeni çıkıyordu. Dizide adam karısını yapay zekaya dönüştürüp tablonun içine, bilgisayar sisteminin içine hapsediyordu. Orada, yapay zeka ürünlerin içine girebiliyor, cihazların içine konulabiliyordu. Ben de 'biz neden şarj cihazının içine bunu koymuyoruz' dedim. Ondan sonra yaklaşık 1 yıl boyunca bir planlamamız oldu. Sonrasında ortaya böyle bir teknolojiyi çıkardık. Daha önce hiç kimse böyle bir şey yapmadığı için AR-GE'si çok uzun sürdü."</p>

<h3><strong>"Yapay zekamızı tüm dünyada göstermek istiyoruz"</strong></h3>

<p>Üstüner, bir Türk firmasının yazılım ve teknolojide neler yapabildiğini dünyaya göstermek istediğini belirtti.</p>

<p>Yapay zeka destekli şarj ünitesinin birçok özelliği olduğunu vurgulayan Üstüner, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bizim kendi WiseCar mobil uygulamamız var. Bunun içerisinde kendi chat botumuz ve sesli asistanımız, yapay zekamız var. Bununla dilediğiniz gibi konuşabiliyor, şarjla ilgili raporlarınızı alabiliyorsunuz. En çok kullanılan özelliklerimizden birisi, yapay zeka verileri alıp bölgenizin en uygun elektrik şarj saatini size söylüyor. Normal saatte 350 lira tutacakken, bu saatlerde 280 liraya düşecek diyor. Bunu otomatik uygulatabiliyorsunuz. Yapay zeka o saatlerde şarjı başlatıyor. Şarj durunca yapay zeka bildirim gönderiyor ve bunun çözümlerini sunuyor. Aylık, haftalık ve günlük raporlama çıkarabiliyor. Bir şarj cihazını 3-5 kişi ortak kullanabiliyorsunuz ve hepsini yapay zeka ayrı ayrı raporluyor. Mobil uygulamadan amperi ve süreyi ayarlayabiliyorsunuz. Akıllı bildirimler gönderiyor. Şarj durumunu görebiliyorsunuz. Cihazınızın bütün bilgilerine erişebiliyorsunuz. Burada hedefimiz tüm dünyaya WiseCar ismini yaymak ve kazımak, teknolojimizi ve yapay zekamızı tüm dünyada göstermek. Şu anda Florida'da bir şirketimiz, Paris'te bayimiz var. Yurt dışına da açılıyoruz. Türk firmalarının teknoloji çıkartabileceğine inanmayan bir kitle var. Bunlara çok kızıyorum ve biz başarabildiğimizi herkese gösterdik."</p>

<p>Üstüner, cihazlarda 8 katmanlı koruma sistemi, uluslararası CE belgesi olduğunu ve Avrupa Birliği standartlarında üretim yaptıklarını da sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/genc-muhendis-yapay-zekali-arac-sarj-unitesi-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/genc-muhendis-yapay-zekali-arac-sarj-unitesi-gelistirdi.jpg" type="image/jpeg" length="18475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye insansız sistemlerdeki iddiasını denizlere taşıyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turkiye-insansiz-sistemlerdeki-iddiasini-denizlere-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turkiye-insansiz-sistemlerdeki-iddiasini-denizlere-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya silahlı insansız hava aracı (SİHA) pazarında lider olan Türk savunma sanayisi, bu başarısını denizlere taşımak için emin adımlar atıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya silahlı insansız hava aracı (SİHA) pazarında lider olan Türk savunma sanayisi, bu başarısını denizlere taşımak için emin adımlar atıyor.</p>

<p>Türkiye, denizlerdeki stratejik çıkarlarını korumak için bir "kuvvet çarpanı" olarak görülen silahlı insansız deniz araçlarının (SİDA) gelişimini teşvik etti.</p>

<p>Bu süreçte ortaya çıkan ilk araç ULAQ SİDA oldu. ULAQ SİDA'nın aralık ayında Türk Deniz Kuvvetlerine teslim edilmesi platform açısından önemli bir kilometre taşı oldu. Buna paralel olarak, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığına bir adet ULAQ 11 PSV/ISR botu teslim edildi. Söz konusu teslimat, Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı ihracatı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Bu iki gelişme, ULAQ silahlı insansız deniz araçlarına ilgiyi önemli ölçüde artırdı. Otonomi kabiliyetleriyle ön plana çıkan ULAQ SİDA'nın gerçek son kullanıcıyla operasyonel ortamda buluşması, sistemin teknoloji olgunluk seviyesini üst düzeye taşıdı, sahadan alınan olumlu kullanıcı geri bildirimleri sayesinde sistem farklı coğrafyalardaki potansiyel kullanıcıların da dikkatini çekti. Bu gelişme, ULAQ özelindeki iş geliştirme faaliyetlerinin hız kazanmasında belirleyici rol oynadı.</p>

<p>Tüm bu gelişmeler ışığında, Ares Tersanesi ve ULAQ Global, Milli Savunma Bakanlığı izni çerçevesinde, yurt içi ve dışındaki birçok dost ve müttefik ülkeyle iş geliştirme faaliyetleri yürütüyor.</p>

<p>Öncelik Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ihtiyaçlarını karşılamak olmakla birlikte, Körfez coğrafyasında çeşitli ülkelerle farklı yeteneklere sahip ULAQ insansız deniz araçları özelinde görüşmeler devam ediyor. İş geliştirme faaliyetleri yalnızca Körfez ülkeleriyle sınırlı kalmayıp, Uzak Doğu ülkeleriyle de farklı iş modelleri üzerinde görüşülüyor. 2026 yılı boyunca yeni ihracat sözleşmelerinin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeni versiyonlar ve operasyonel konseptler geliştiriliyor</strong></h3>

<p>ULAQ SİDA'nın ana odak noktalarından birini modülerlik oluşturuyor. Aynı platformun farklı faydalı yüklerle donatılarak çeşitli görevleri icra edebilmesi, ULAQ'ın en önemli avantajları arasında yer alıyor. Faydalı yüklerin platforma entegrasyonu ve bu sistemlerin uzaktan ya da otonom olarak görev icra edebilmesi, yeni faydalı yüklerin ortaya çıkmasıyla birlikte süreklilik arz eden bir gelişim sürecini beraberinde getiriyor. Bu kapsamda, farklı faydalı yük üreticileri ile çalışmalar devam ediyor. Yeni versiyonlar ve yeni operasyonel konseptler geliştiriliyor.</p>

<p>Platformlarda odaklanılan bir diğer kritik alan ise otonomi seviyesi. Katar Sahil Güvenlik Komutanlığına bir yıl önce teslim edilen prototip ULAQ, bir yılı aşkın süredir sahada aktif olarak kullanılıyor. Gerçek kullanıcıyla buluşan ULAQ platformundan elde edilen saha geri bildirimleri düzenli olarak analiz ediliyor. Bu operasyonel tecrübe doğrultusunda, son kullanıcıdan alınan geri bildirimler sayesinde tasarım, otonomi kabiliyetleri ve özellikle platform içi yedeklilik konularında önemli iyileştirmeler gerçekleştirildi. Katar'a teslim edilen iki ULAQ ile birlikte bu gelişim sürecinin artarak devam edeceği öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Öncelik yola yerli motorla devam etmek</strong></h3>

<p>ULAQ platformlarında TÜMOSAN tarafından geliştirilen yerli motor kullanımına geçilmesi, bir tedarik tercihinin yanı sıra sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve operasyonel bağımsızlık açısından stratejik bir adım oluşturuyor. Bu doğrultuda, ULAQ sınıfı platformlarda yerli motorla yola devam edilmesi temel öncelikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Motorun yanı sıra silah sistemi de yerli, ancak yerlileştirme yaklaşımı bunlarla sınırlı değil. Sevk sistemleri, güç ve enerji yönetimi, otonomiye ilişkin kritik alt sistemler, görev bilgisayarları ve belirli faydalı yük alt bileşenleri başta olmak üzere, platform genelinde yerli ve milli katkı oranını artırmaya yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu süreçte hem mevcut yerli tedarikçilerle derinleşen işbirlikleri kuruluyor hem de yeni yerli çözüm sağlayıcıları sisteme entegre ediliyor.</p>

<p>Yürütülen çalışmalarla yalnızca yerli komponent kullanımı değil, tasarım, entegrasyon ve karar verme yetkinliklerinin de ülkede kalıcı hale gelmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda, ULAQ ailesinin gelecek versiyonlarında yerlilik oranının kademeli olarak artırılmasını hedefleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turkiye-insansiz-sistemlerdeki-iddiasini-denizlere-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/turkiye-insansiz-sistemlerdeki-iddiasini-denizlere-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="76068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin kutuplardaki ayak izi 10 yaşında]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turkiyenin-kutuplardaki-ayak-izi-10-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turkiyenin-kutuplardaki-ayak-izi-10-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, "Beyaz Kıta" Antarktika'daki bilimsel yolculuğunda 10'uncu yılını geride bırakırken, buzullar üzerindeki varlığını "gözlemci" statüsünden "danışman"a çevirerek karar mekanizmasında söz sahibi olmayı hedefleyen bir aktöre dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, "Beyaz Kıta" Antarktika'daki bilimsel yolculuğunda 10'uncu yılını geride bırakırken, buzullar üzerindeki varlığını "gözlemci" statüsünden "danışman"a çevirerek karar mekanizmasında söz sahibi olmayı hedefleyen bir aktöre dönüştü.</p>

<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin Antarktika'daki bilimsel varlığı 17 Ocak 2015'te başladı. Bu ay içerisinde kıtaya 10'uncu seferini gerçekleştirmeye hazırlanan Türkiye, elde edilen bilimsel kazanımlar ve Horseshoe Adası'nda kurulması planlanan kalıcı üs çalışmalarının yanı sıra Türk bilim insanlarının vizyonuyla da dünyada adından söz ettiriyor.</p>

<h3><strong>Adım adım "Beyaz Kıta"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin kutup serüveni, 2017 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinesinde düzenlenen ilk ulusal seferle profesyonel bir boyut kazandı.</p>

<p>Bu ilk adım, Cumhurbaşkanlığı himayesine alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda ulusal bir devlet politikasına dönüştürüldü. Çalışmalar, dünyada tanınan ve Uluslararası Antarktika Araştırmaları Bilimsel Komitesi Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen bilim insanı Prof. Dr. Burcu Özsoy öncülüğü ve koordinasyonunda sürdürülüyor.</p>

<p>Bugüne kadar başarıyla tamamlanan 9 ulusal sefer ve bu ay içerisinde çıkılması planlanan 10'uncu sefer ile Türkiye, bölgede kesintisiz bilimsel veri toplayan sayılı ülkeler arasında varlığını güçlendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin Antarktika'daki varlığını perçinleyecek en stratejik adım, Horseshoe Adası'nda kurulan kamp yerleşkesinin bir bilim üssüne dönüştürülmesi projesi oldu.</p>

<p>Bakanlık koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, Türkiye'nin Antarktika'daki "ayak izi" fiziksel bir yapıya bürünüyor. Üs projesi sadece bir bina inşası değil, aynı zamanda Türkiye'nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi'nde "Danışman Ülke" statüsüne geçişi için kritik bir anahtar niteliği taşıyor. Türk bilim insanları, bu üs sayesinde yıl boyunca kıtada kalarak iklim değişikliği, jeoloji ve deniz bilimleri alanında kesintisiz veri akışı sağlayacak.</p>

<h3><strong>Dünyanın geleceği Antarktika'da aranıyor</strong></h3>

<p>Bugüne kadar gerçekleştirilen 9 sefer boyunca Türk bilim ekipleri, dünya literatürüne giren önemli çalışmalara imza attı.</p>

<p>Kutuplar Arası Atmosfer ve Okyanus Gözlemleri alanında Türk bilim insanları, Antarktika ile Kuzey Kutbu arasındaki atmosferik etkileşimleri inceleyerek küresel iklim modellerine katkı sundu.</p>

<p>Deniz seviyesindeki değişimler ve okyanus akıntıları milimetrik hassasiyetle ölçüldü.</p>

<p>Yeni canlı türleri ve biyoçeşitlilik alanında kıtadaki ekstrem koşullarda yaşamını sürdüren bakteri ve liken türleri üzerine yapılan çalışmalar, tıp ve eczacılık alanında yeni ilaçların geliştirilmesi için umut ışığı oldu.</p>

<p>Dünyanın en temiz bölgesi olarak bilinen Antarktika'daki mikroplastik varlığı araştırılarak, küresel kirliliğin kıtaya nasıl ulaştığı haritalandırıldı.</p>

<p>Horseshoe Adası'na kurulan Küresel Konumlama Uydu Sistemleri (GNSS) istasyonları ile yer kabuğu hareketleri takip edilirken, bu istasyonlar küresel konumlandırma sistemleri için de kritik veri aktarımına başladı.</p>

<h3><strong>Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulu ile stratejik yönetim</strong></h3>

<p>Türkiye'nin kutuplardaki başarısı, sadece sahada değil masada da güçleniyor. "Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulu", Türkiye'nin hem Arktik hem de Antarktika'daki hedeflerini tek bir çatı altında birleştirdi. Bu kurul, bilimsel seferlerin lojistiğinden diplomatik girişimlere kadar geniş bir alanda Türkiye'nin elini güçlendiriyor.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin kutuplardaki varlığının bir tercihten öte küresel bilimsel yarışta bir zorunluluk haline geldiğine işaret ederek, şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>"14 ülkeyle kutup çalışmalarına ilişkin işbirliği anlaşması imzaladık, 4 ülkeyle daha bu doğrultuda müzakerelerimiz devam ediyor. Gözlemci statüsünde bulunduğumuz Antarktika Antlaşması'nda istişari taraf olmak üzere de gerekli tüm diplomatik ve teknik hazırlıkları yürütüyor, çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Böylelikle Antarktika'nın yönetim ve geleceğine ilişkin kararlarda söz ve oy hakkına sahip olmayı amaçlıyoruz. Kurulumuz, kutup bölgelerinde lojistik ve bilimsel altyapıların tesisi, kutup araştırmalarında insan kaynağının güçlendirilmesi ve uluslararası işbirliklerinin genişletilmesi gibi kritik başlıklarda yol haritasını yönetecek, tavsiye ve tedbir kararlarıyla ülkemizin kutup alanındaki bilimsel, stratejik ve diplomatik varlığını pekiştirecek."</p>

<p>Türkiye, bu yıl da Antarktika'da kendi mühendislik çözümleriyle varlık gösteren ve uluslararası literatüre her yıl onlarca makale kazandıran bir "kutup gücü" olmayı sürdürmeyi planlıyor.</p>

<p>Beyaz Kıta'daki Türk ayak izleri, her yeni seferle daha da derinleşirken, Horseshoe Adası'nda dalgalanan ay yıldızlı bayrak, Türkiye'nin sadece kendi sınırlarında değil, dünyanın en uzak ve zorlu coğrafyalarında da bilimle var olacağının en somut kanıtı olmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turkiyenin-kutuplardaki-ayak-izi-10-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/turkiyenin-kutuplardaki-ayak-izi-10-yasinda.jpg" type="image/jpeg" length="89135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye dronla tehditlere müdahalede ilke imza attı]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turkiye-dronla-tehditlere-mudahalede-ilke-imza-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turkiye-dronla-tehditlere-mudahalede-ilke-imza-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisi bünyesinde insansız hava araçları konusunda oluşturulan kabiliyetlerle kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN) kirleticilerin yerinde arındırılmasında (doğrudan dekontaminasyon) yenilikçi bir çözüme imza atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk savunma sanayisi bünyesinde insansız hava araçları konusunda oluşturulan kabiliyetlerle kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN) kirleticilerin yerinde arındırılmasında (doğrudan dekontaminasyon) yenilikçi bir çözüme imza atıldı.</p>

<p>İnsansız hava araçlarının KBRN tehditlere karşı kullanımında bugüne kadar ağırlıklı olarak keşif ve tespit odaklı uygulamalar öne çıktı. Zyrone Dynamics ise insansız hava araçları konusundaki kabiliyetlerini kullanarak farklı bir çözüm geliştirdi.</p>

<p>Bu çabalar sonunda ortaya çıkan PUHU-KBRN insansız hava aracı, KBRN etkilerinin doğrudan dekontaminasyonu amacıyla tasarlanarak ürünleşen ve NATO envanterine giren ilk dron sistemi oldu. PUHU-KBRN, güvenlik güçlerinin farklı birimlerinin kullanımına sunuldu.</p>

<p>KBRN alanında daha önce de birçok çalışmasıyla öncülük eden Zyrone Dynamics, 2021 yılında ZD100 platformu ile KBRN tehditlerinin dron tabanlı keşif ve ölçümüne yönelik Türkiye'de ve dünyada ilk uygulamalardan birini hayata geçirdi.</p>

<p>Bugüne kadar, tespit aşamasının ötesine geçerek dekontaminasyon görevini fiilen yerine getirebilen, operasyonel olarak olgunlaşmış ve güvenlik güçleri envanterine giren bir insansız hava sistemi ise bulunmuyordu. PUHU-KBRN, bu boşluğu kapatarak KBRN konseptinde paradigmayı değiştiren bir yetenek sundu.</p>

<p>NATO'nun KBRN doktrinlerinin geliştirilmesinde görev alan "JCBRN Defence COE" tarafından daha önce yapılan değerlendirmelerde, mevcut dron teknolojilerinin yetersiz uçuş süresi ve menzil nedeniyle dekontaminasyon görevleri için uygun olmadığı, bu araçların KBRN sahasında yalnızca keşif amaçlı kullanılabileceği öngörülüyordu. PUHU-KBRN ise bu kabullere sahadaki performansıyla yanıt vermiş oldu.</p>

<h3><strong>Zorlu askeri standartları karşılayıp sertifikalandı</strong></h3>

<p>PUHU-KBRN, NATO envanterinde bulunan 25 kilogram toz veya sıvı KBRN dekontaminasyon malzemesini, 10 kilometre mesafedeki kontamine bölgeye ulaştırabiliyor. Personel, araç, korunak, tesis ve arazi dekontaminasyonunu gerçekleştirdikten sonra ek bir şarj ihtiyacı duymadan güvenli bölgeye geri dönebiliyor. Bu operasyonel döngüyü tek sortide tamamlayabilen dünyadaki tek ürün olması, PUHU-KBRN'yi bu tür tehditlerle mücadelede güç çarpanı haline getiriyor.</p>

<p>Sistem, 2024 yılında envantere giren ZD300 platformu üzerine inşa edildi. PUHU-KBRN, CRPA anten sistemi, çoklu konum doğrulama, görsel navigasyon kabiliyetleri ile birlikte çok bantlı görüş hattı (LOS) ve görüş ötesi (BLOS) veri linklerini entegre şekilde kullanabiliyor. Üzerindeki yapay zeka bilgisayarı ve otonom beka sistemleri sayesinde, elektronik karıştırma ve aldatmanın yoğun olduğu ortamlarda görev icra edebilme kabiliyeti sunuyor.</p>

<p>PUHU-KBRN'nin dikkati çeken bir diğer özelliği ise ortak faydalı yük arayüz mimarisine sahip olması. Bu sayede platform, yaklaşık 1 dakika gibi kısa sürelerde görev gereksinimine uygun faydalı yükle yeniden yapılandırılabiliyor. KBRN görevleri dışında, kargo ve çok amaçlı operasyonlarda ek bir hazırlık sürecine ihtiyaç duymadan kullanılabiliyor.</p>

<p>Gelişmiş akıllı batarya ve enerji yönetim sistemi, PUHU-KBRN'in rakiplerinin erişemediği geniş sıcaklık aralıklarında görev yapabilmesini sağlıyor. Platformun bu kabiliyeti yüksek yoğunluklu toz, şiddetli yağmur ve zorlu çevresel koşullarda kesintisiz operasyon dahil olmak üzere, MIL-STD-810G askeri standardına göre test edilerek sertifikalandırıldı. Böylece PUHU-KBRN, KBRN operasyonlarının doğası gereği kaçınılmaz olan olumsuz çevresel şartlarda da uluslararası geçerliliğe sahip operasyonel güvenilirlik sunuyor.</p>

<p>PUHU-KBRN’nin NATO envanterine girmesi, insansız sistemlerin KBRN harekatındaki rolünü keşiften etki azaltma ve dekontaminasyona taşıyan kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Personel tehlikeli bölgenin uzağında kalıyor</strong></h3>

<p>Zyrone Dynamics Kurucu Ortağı Murat Kanber, AA muhabirine yaptığı açıklamada, PUHU-KBRN’nin NATO envanterine girmesinin KBRN harekat anlayışında önemli bir eşik olduğunu söyledi.</p>

<p>Bugüne kadar KBRN sahasında insansız sistemlerin ağırlıklı olarak keşif amacıyla kullanıldığını, asıl riskli aşama olan dekontaminasyonun insanlı unsurlarla yapıldığını ifade eden Kanber, "PUHU-KBRN ile bu zinciri kırıyoruz. Personeli ileri hatta sürmeden dekontaminasyon yapabilen, elektronik karıştırma ile toz ve yağmur gibi zorlu çevresel koşullarda görev icra edebilen ve bu kabiliyetleri MIL-STD-810G standardına göre sertifikalandırılmış bir insansız sistemden söz ediyoruz. Bu, yalnızca teknik bir kazanım değil, NATO KBRN doktrinleri açısından da doğrudan etki üreten bir dönüşüm." dedi.</p>

<p>Sahada dekontaminasyon yapabilmenin zorlu performans değerlerine ulaşmayı gerektirdiğini vurgulayan Kanber, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Bu operasyonları yapabilmek için 2,5 metre yükseklikten uçmak gerekiyor. Özellikle araçların arındırılmasında 1 metreye kadar alçalmaya ihtiyaç bulunuyor. Bu performas değerlerine en fazla tarım dronları yaklaşabilir, ancak onlar da 10 kilometere gidip gelemiyor. Biz standart tarım dronunun 1 metrekareye atabildiği ilaç yoğunluğunun 25 katını atabiliyoruz. Sahada dekontaminasyon için gerekli olan görev konsepti hem ilk hem de tek olmamızı sağlıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turkiye-dronla-tehditlere-mudahalede-ilke-imza-atti</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Jan 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/turkiye-dronla-tehditlere-mudahalede-ilke-imza-atti.jpg" type="image/jpeg" length="94636"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
